Duyurular

  • Sanatçılar için Açık Çağrı: Sayı 5(2)

    16.02.2024

    Reflektif Sosyal Bilimler Dergisi, her sayının dosya teması çerçevesinde en az 300 DPI olmak kaydıyla dikey 19x24 cm boyutları ile orantılı resim formatında olacak şekilde görsel çalışmalarınızı beklemektedir. Bu görsel eser ile ilgili 300 kelimeyi aşmayacak kısa manifestolarınızı da iletebilirsiniz. Görsel ve Manifest başlığı altında kısa metin derginin internet sitesinde ve basılı derginin arka kapağında yer alacaktır.

    Eleştirel Hayvan Çalışmaları dosya temalı Haziran 2023 sayısı için başvuruların reflektif@bilgi.edu.tr e-posta adresine 15 Mayıs 2024 tarihine kadar iletilmesi gerekmektedir. 

    Hakkında daha fazla bilgi edinin Sanatçılar için Açık Çağrı: Sayı 5(2)
  • Makale Çağrısı: Eleştirel Hayvan Çalışmaları - Cilt 5 Sayı 2 (2024): Haziran

    01.02.2024

    2000’li yıllardan bu yana sosyal ve beşeri bilimlerde “Hayvan Dönemeci” (The Animal Turn) olarak da adlandırılan, insan ve insan-olmayan hayvanların ilişkilerine yönelik giderek artan ve alanın teorik ve metodolojik çehresini geri dönülmez biçimde dönüştüren son derece heyecan verici akademik bir ilgiye tanık olmaktayız. Bu ilginin hem nedeni hem sonucu olarak insan-olmayan hayvanların yaşamdaki türlü çeşit faillikleri de giderek daha fazla tanınmakta. Bununla beraber, Steve Best’in 2007 tarihinde yayımladığı “The Rise of Critical Animal Studies” ("Eleştirel Hayvan Çalışmalarının Yükselişi") başlıklı makalesinde de tespit ettiği gibi, ana akım hayvan çalışmaları sık sık salt teoriye fazlaca gömülerek depolitize olabiliyor ve insan-olmayan hayvanları konu edinirken, içinde bulundukları somut, maddi koşullardan koparabiliyor. Best ise eleştirel teoriden etkilenerek ana akım hayvan çalışmalarına eleştirel bir mesafe alıyor ve bizi teori ile pratiğin birbirinden kopmadığı, entelektüel üretimin kamusal alandaki eylemlilikten ayrılamayacağı eleştirel hayvan çalışmalarına çağırıyor.

    Hakkında daha fazla bilgi edinin Makale Çağrısı: Eleştirel Hayvan Çalışmaları - Cilt 5 Sayı 2 (2024): Haziran
  • Makale Çağrısı: Yapay Zeka’nın Sosyal Hayata Etkileri - Cilt 5 Sayı 1 (2024): Şubat

    11.10.2023

    Yapay zeka teknolojilerinin hızla yaygınlaştığı bir dönemde, Üretken Yapay Zeka (Generative Artificial Intelligence), toplumsal yaşamın, kurumların ve bireylerin günlük faaliyetlerinin önemli bir parçası haline gelmektedir. Bu teknolojilerin sağladığı faydaların yanı sıra, beraberinde getirdiği etik ve toplumsal sorumlulukları ele almak, çağımızın en önemli konularından biridir.

    Yapay Zeka (YZ), ekonomik büyüme, sosyal kalkınma, insan refahı ve güvenliği için büyük potansiyel taşımaktadır. Ancak, bu potansiyelin gelişim sürecinde göz ardı edilen kritik bir boyut bulunmaktadır. Yapay Zeka tartışmalarının verimlilik ve kar odaklılık boyutuna odaklanması, toplumun dokusu üzerinde yaratabileceği muhtemel tahribatlara yeterince dikkat edilmemesiyle sonuçlanmaktadır. Bu eksiklik, toplumun yapay zekanın getirdiği değişimlere uyum sağlama ve hazırlanma kapasitesinde ciddi boşluklar yaratmakta ve bireylerin yeteneklerini geliştirme konusunda yetersiz yatırımlarla sonuçlanmaktadır. Bu ise hızla artan ve derinleşen eşitsizliklerin doğmasına yol açmaktadır.

    Hakkında daha fazla bilgi edinin Makale Çağrısı: Yapay Zeka’nın Sosyal Hayata Etkileri - Cilt 5 Sayı 1 (2024): Şubat
  • Sanatçılar için Açık Çağrı: Sayı 4(3)

    19.06.2023

    Reflektif Sosyal Bilimler Dergisi, her sayının dosya teması çerçevesinde en az 300 DPI olmak kaydıyla dikey 19x24 cm boyutları ile orantılı resim formatında olacak şekilde görsel çalışmalarınızı beklemektedir. Bu görsel eser ile ilgili 300 kelimeyi aşmayacak kısa manifestolarınızı da iletebilirsiniz. Görsel ve Manifest başlığı altında kısa metin derginin internet sitesinde ve basılı derginin arka kapağında yer alacaktır.

    Bir İmkân Alanı Olarak Kültür dosya temalı Haziran 2023 sayısı için başvuruların reflektif@bilgi.edu.tr e-posta adresine 15 Eylül 2023 tarihine kadar iletilmesi gerekmektedir. 

    Hakkında daha fazla bilgi edinin Sanatçılar için Açık Çağrı: Sayı 4(3)
  • Makale Çağrısı: Bir İmkân Alanı Olarak Kültür - Cilt 4 Sayı 3 (2023): Ekim

    12.06.2023

    Reflektif’in bu sayısında ülkenin son yirmi yılına damgasını vuran iktidarın “Yeni Türkiye”sinin kültürel düzenini egemen kılmaya adanmış otoriter kültür siyaseti ve politikaları başlıklarını kültür ve sanat aktörlerinin otonomi mücadeleleri bağlamında inceleyen ve bu iklimin içinde kendilerine bağımsız varoluş imkânı yaratmaya çalışan kültür ve sanat vahalarını ele alan yazılara yer vereceğiz. Ülkenin dört bir yanında kültür ve sanat aktörleri varlıklarını devam ettirebilmek, kamusal alanda kültürel ve sanatsal ifadenin özgür ifadesini sürdürebilmek için çeşitli arayışlar içindeler. Özel tiyatrolar tarafından geliştirilen kooperatifleşme hareketi bu arayışlara önemli bir örnek teşkil ediyor. Mevcut iktidarın tek tipleştirici, muhafazakarlaştırıcı ve baskıcı kültür politikalarının yarattığı dışlayıcı ve kutuplaştırıcı ortama bir de COVID pandemisi, ekonomik kriz gibi sarsıntılarla karşılaşan ve tüm bu şoklar karşısında kırılganlığı artmış kültür ve sanat aktörleri nasıl ayakta kalmaya, seslerini nasıl çoğaltmaya ve sanat ve kültüre erişimi nasıl genişletmeye çalışıyorlar, sanat emekçilerinin haklarını nasıl savunuyorlar, bu soruları ele alan çalışmaların okuyucu ile buluşması bize göre çok önemli. Otonom sanatın Türkiye’de üretim ve erişim kanallarıyla dünyaya açık ve kültürel ifadelerin özgürlüğünü besleyecek bir ekosistem olarak varlığını sürdürebilmesi için ne tür kavramsal açılımlara ve kültür siyasetine ihtiyacımız olduğu sorusuna yönelik yeni yaklaşımları ortaya çıkarmamız gerekiyor. Ülkemizde kültürel tek tipleştirme zeminin daralması ve Türkiye’nin de taraf olduğu UNESCO 2005 Kültürel İfadelerin Çeşitliliğinin Korunması ve Geliştirilmesi Sözleşmesi (2005) yaklaşımına uygun çok kültürlülüğün, eleştirelliğin ve bağımsız düşüncenin, otonom sanatın, özgür ifade imkânı bulabildiği bir ortamın gelişmesi çabalarında bu derleme çalışmamızın katkısı olmasını ümit ediyoruz.

    Hakkında daha fazla bilgi edinin Makale Çağrısı: Bir İmkân Alanı Olarak Kültür - Cilt 4 Sayı 3 (2023): Ekim
  • Makale Çağrısı: Yoksulluk, Eşitsizlikler ve Refah Devletinin Sınırları: Yeni bir Toplumsal Sözleşmenin Peşinde - Cilt 4 Sayı 2 (2023): Haziran

    01.10.2022

    Reflektif’in bu özel sayısında yoksulluğu çok boyutlu bir olgu olarak ele alan ve küresel krizlerin yarattığı dalgalanmalar sonucunda derinleşen eşitsizliklere odaklanan makalelere yer verilecektir. Makalelerin, kırılgan grupların (kadınlar, çocuklar, gençler, yaşlılar, mülteciler, engelliler gibi) yaşadıkları yoksulluk ve eşitsizlikleri tartışırken kesişimsellik ve yaşam seyri perspektiflerini dikkate alması ve disiplinler arası bir yaklaşım sergilemesi beklenmektedir. Ayrıca, makalelerin eğitim, sağlık, sosyal yardımlar gibi farklı kurumsal süreçlerde yaşanan eşitsizlikleri tartışmaya açarak, Türkiye refah devletinin krizini karşılaştırmalı bir yaklaşımla ele almaları beklenebilir.

    Özel sayıda makalelerin odaklanabileceği sorular şu şekilde sıralanabilir:

    • Yoksulluk ve yoksunluğun farklı tanımları ve göstergeleri? Bu farklı tanımların yoksullukla mücadelede etkileri nelerdir?
    • Dünyada ve Türkiye’de var olan farklı eşitsizliklerin tespiti, etkileri ve mücadelesi nasıl mümkündür?
    • Toplumsal dışlanma nedir? Eşitsizlikleri anlamada nasıl bir katkı sunmaktadır?
    • Kesişimsellik, yoksulluk ve eşitsizliklere dair nasıl bir kavramsal çerçeve sunar?
    • Yaşam seyri yaklaşımının yoksulluğun ve eşitsizliğin boyutlarını göstermede nasıl bir rolü vardır?
    • Kadın, çocuk, genç, yaşlı gibi farklı gruplar açısından yoksulluğun etkileri nelerdir?
    • Ne Eğitimde Ne istihdamda Ne yetiştirmede (NEİY) deneyimledikleri yoksulluk ve eşitsizlikleri hangi kavramsal çerçevelerle ele alabiliriz?
    • Türkiye’de çalışan yoksulluğunun farklı gruplar açısından deneyimlenme biçimleri nelerdir?
    • Türkiye’de yoksulluğun ve eşitsizliğin tarihsel izleklerini süren tartışmalar nasıl şekillenmektedir?
    • COVID-19 salgının yarattığı tahribatın özellikle kırılgan gruplar üzerine etkileri nelerdir?
    • İklim krizinin yol açtığı ve açacağı koşulların özellikle en dezavantajlı kesimler için etkisi nedir?
    • Derinleşen yoksulluk ve eşitsizliklerle mücadeleye yönelik yeni bir toplumsal sözleşme tahayyülü mümkün müdür? Mümkün ise özellikleri neleri içermelidir?

    Sayı Editörleri: Başak Akkan, Saniye Dedeoğlu, Pınar Uyan Semerci

    Makale gönderimi için son tarih: 1 Nisan 2023

     

    Hakkında daha fazla bilgi edinin Makale Çağrısı: Yoksulluk, Eşitsizlikler ve Refah Devletinin Sınırları: Yeni bir Toplumsal Sözleşmenin Peşinde - Cilt 4 Sayı 2 (2023): Haziran
  • Dergimiz Danışma Kurulu Prof. Dr. Aydın Uğur'u Kaybettik

    12.08.2022

    Dergimiz Danışma Kurulu üyesi, hocamız Aydın Uğur'u kaybettik, çok üzgünüz.

     

    Aydın Uğur hocamızın Reflektif Lansman Paneli'nde yaptığı konuşmaya buradan ulaşabilirsiniz:

    Prof. Dr. Aydın Uğur Hocamızın REFLEKTİF Dergisi Lansman Paneli Konuşması

     

    İlgili makaleyi buradan okuyabilirsiniz:

    Hakikatin Evini Sular mı Bastı? Dünyada ve Türkiye’de Bilim, Bilim İnsanları ve Üniversiteye Dair Bir Ufuk Turu

    Hakkında daha fazla bilgi edinin Dergimiz Danışma Kurulu Prof. Dr. Aydın Uğur'u Kaybettik
  • Makale Çağrısı: Kent Hakkı, Kamusal Alan, Feminist Şehircilik Cilt 4 Sayı 1 (2023): Şubat

    11.08.2022

    Reflektif’in bu özel sayısında çeşitli disiplinlerden kent, kamusal alan ve toplumsal cinsiyet çalışmalarının kesişiminde duran, özellikle feminist şehircilik perspektifine yeni soluk getirmeyi ve kent hakkı tartışmalarını güncel küresel krizler (iklim krizi, salgınlar, ekonomik krizler vb.) ışığında ele almayı hedefleyen yazılara yer vereceğiz. Aşağıdaki sorularla sınırlanmayan ancak bu sorulardan ilham alabilecek çalışmaları bekliyoruz:

    • Kentteki mekânın örgütlenmesi, kurumlar, iktidar ve otorite ilişkileri, aile yaşamı, kamusal-özel alan ayrımı, istihdam ve emek ilişkileri, güvenlik, ulaşım ve barınma gibi konuların cinsiyetçi ideoloji ve toplumsal cinsiyet ilişkileri ile bağlantıları nedir?

    • Kentlerin cinsiyeti olduğundan hareketle, adalet ve eşitlik sorunsalı bağlamında kent hakkını nasıl düşünebiliriz?

    • Şehircilik ve kentsel tasarım projelerini cinsiyet eşitliği bağlamında nasıl ele alabiliriz?

    • Kadın bedeni ile kent ilişkisi nasıl kurulur? Kadınların kent ile deneyimledikleri fiziksel, toplumsal, ekonomik ve simgesel engeller nedir?

    • Patriarka, kadın ve kent arasında nasıl bir ilişki var?

    • Toplumsal kadın hareketleri, cinsel şiddet ve güvenlik meseleleriyle kent ilişkisini nasıl kurguluyor?

    • Kentler, mekanlar değişiyor ve dönüşüyor. Peki kadınlar bu şehirlerde kendilerine nasıl yer buluyorlar? Dönüşen mahalle kavramı, mega kentler, sokaklar ve kentsel mekanlarda kadının var olma mücadelesi üzerine nasıl düşünebiliriz?

    • Toplumsal cinsiyete duyarlı kent politikaları (bütçeleme, konut, kreş, toplu taşıma, vb.) kadınların kent hayatına daha etkin katılımında nasıl rol oynar?

    • Kadının özgürleşmesi ve sokakla kurulan ilişki arasındaki bağlantı nasıl kurulabilir?

    • Kentsel mekanlarda kadının sinemasal ve popüler kültür temsiliyeti nasıldır?

    • Tehlikeler içeren kent algısı, genel emniyetsizlik ve tedirginlik hissi ile haber anlatıları, sosyal medya ve dizi/film örüntüleri arasındaki ilişki nedir?

    Sayı Editörleri: Aslı Tunç, Feride Çiçekoğlu, Burcu Kütükçüoğlu
    Makale gönderimi için son tarih: 5 Aralık 2022

    Hakkında daha fazla bilgi edinin Makale Çağrısı: Kent Hakkı, Kamusal Alan, Feminist Şehircilik Cilt 4 Sayı 1 (2023): Şubat
  • Makale Çağrısı: Eleştirel Hümanizm ve Ekoloji

    29.05.2022

    İçinde yaşadığımız çağ Antroposen, yani insan çağı olarak adlandırılmaktadır. İnsan, bu çağa adını, evrene her yönden nüfuz ederek ve onun her bir öğesini değiştiren, dönüştüren, adlandıran ve anlamlandıran fail olarak yazdırmıştır. Bu insanın ve faaliyetlerinin her bakımdan sorgulanmaya ihtiyacı vardır. Bu sorgulamanın, faaliyetin çoklu karakteriyle uygunluk içinde, herhangi bir disiplinin sınırları içinde kalmadan disiplinlerarası bir şekilde yürütülmesi gereklidir. Bu sayıda yazarlardan halihazırda bunu yaptığı iddia edilebilecek olan belli birtakım düşünce okulu ve akımları kat ederek, son yıllarda öne çıkan posthümanizm, transhümanizm ve ekofeminizm gibi başlıklar altında insanı ve doğayla ilişkisini tartışan yazılar bekliyoruz.

    • İnsanı otonom, bilinçli, amaçlı rasyonel bir fail olarak görmeyi nasıl sorunsallaştırabiliriz?
      • İnsanı farklı yaşam formları ve sistemlerinin hem kurucu unsuru hem de bu formlar tarafından kurulan bir varlık olarak evrimleşen ekosistemin bir parçası olarak nasıl tartışabiliriz?
      • İnsan niteliklerinin kısıtlayıcı unsuru görülen bedenin (biyoloji) teknolojik gelişmelerle iyileştirilmesi ve bu yolla insanın daha uzun bir yaşam sürmesini amaçlayan transhümanist düşüncelere yönelik eleştirel pozisyonlar ne olabilir?
      • Antroposen çağda doğa üzerinde kurulan insan-merkezci tahakkümü toplumsal cinsiyet, etnisite, yaş, coğrafyalar arası hareketlilik ve göç gibi bağlamlarda beliren farklar arasındaki tahakküm ilişkileriyle birlikte, doğa ile ilişkimizin söz konusu tahakküm mekanizmalarını sorgulanır kıldığı yerlerden tartışmak mümkün mü?

    Sayı Editörleri: Özge Ejder, Çiğdem Yazıcı, Zeynep Talay Turner
    Makale gönderimi için son tarih: 20 Temmuz 2022

    Hakkında daha fazla bilgi edinin Makale Çağrısı: Eleştirel Hümanizm ve Ekoloji
  • Reflektif Altıncı Sayı Makale Çağrısı: Bilgi Düzensizlikleri ve İnfodemi

    01.02.2022

    Günümüz dünyasını anla(t)maya çalışanlar, “yalan haber”, “ yanlış bilgi”, “hakikat sonrası”, “alternatif gerçekler” gibi kavramları daha sık kullanmaya başladılar, hatta bu kavramların bazıları “yılın kelimesi” bile seçildi. Bu kavramları tekil ve kendisine özgün olarak anlamaktan ziyade; farklı düzeylerde karşı karşıya kaldığımız bir dizi “bilgi düzensizliği” olarak görmek yaşanan karmaşayı ve bu karmaşanın toplumsal/siyasal sonuçlarını anlamamızı kolaylaştıracak.

     

    Bilgi düzensizliklerinin farklı türleri olan dezenformasyon, mezenformasyon, malenformasyon ve komplo teorilerinin başlangıcı neredeyse “haber” kavramının ortaya çıkışıyla eş zamanlı. Siyasal alanda, özellikle de popülist söylem ve performansın artışı ile bu tür bilgi düzensizliklerinin örnekleriyle sıklıkla karşılaşıyoruz.

     

    Yanlış bilgilerin yayılımı ile ilk defa karşılaşılmamakla beraber dijital araçların gelişmesi hayatımıza dair bilgi alma ve üretme konusunda önemli bir etki yarattı. Geleneksel ve ona eklenen sosyal medya araçları ile birlikte farklı biçimleriyle bilgi düzensizliklerine daha çok maruz kalıyor ve bilgiye en çok ihtiyaç duyduğumuz anlarda, bir başka şekilde ifade etmek gerekirse, kriz dönemlerinde veya karar verme süreçlerinde yanlış bilgi yayılımının hızlandığına şahit oluyoruz. Bilginin yayılımında medyanın yanında sıradan sosyal medya kullanıcılarının ya da algoritmalardan trollere ve botlara popülist söylemlerin kutuplaşmanın da etkisiyle pek çok değişik etkenin de rolünü görüyoruz.

     

    İnfodemi olarak kavramsallaşan “yanlış bilgi salgını”, COVID-19 pandemisi süresince toplumları tehdit eden yeni bir olgu haline geldi. İnfodemi, Dünya Sağlık Örgütü tarafından kriz anlarında veya kritik dönemlerde insanların yanlış bilgilerin çoğalması sebebiyle güvenilir bilgi kaynaklarına ulaşamaması şeklinde açıklanmakta. Özellikle salgın sürecinde güvenilir ve doğru bilgi kaynaklarına ulaşamama hali birçok sorunu da beraberinde getirdi; kamu sağlığına ilişkin yarattığı tehdit kadar komplo teorilerinin yaygınlığı veya bireylerin farklı inanç sistemleri ile birlikte belirsizliklere işaret eden söylem ve tartışmalar korku, endişe, ayrımcılık, dışlayıcılık ve nefret söylemlerini arttırdı. Çeşitli motivasyonlarla bireylerin bilginin doğruluğunu kontrol etmeksizin Koronavirüs ile ilgili bilgi akışında rol alması ve paylaşması karar vericilerin ve sağlık çalışanlarının kaynak bulmasını ve bilgi kaynaklarının denetlenebilirliğini zorlaştırırken bireylerde tükenmişlik, anksiyete gibi durumlara da sebep oldu. Kriz durumlarına bağlı olarak yükselen endişe ortamında etkisini hızlandıran ve yaygınlığını önemli derecede genişleten infodemi farklı türleri ve yöntemleriyle bireylerin ve sosyal grupların olumsuz bir şekilde sağlığını, psikolojisini ve siyasi mekanizmaları zorlaştırdı.

     

    Bilgi düzensizlikleri ve İnfodemi, sadece sağlık alanında değil, yaşamımızı doğrudan etkileyen İklim Değişikliği, Aşı Karşıtlığı, terör saldırıları ve yangın, deprem gibi doğal afetler sırasında hem bireyleri/toplumları paniğe sevk etmesi ve hem de “doğru” tedbirlerin alınmasını engellemesi nedeniyle sağkalımsal bir sorun haline geldi.

     

    Yanlış bilginin zarar verme amacı olmadan yayılması; bir gruba, kişiye ya da örgüte kasıtlı olarak zarar vermek için yayılması veya doğru olan bilginin zarar verme hedefiyle yayılması gibi farklı türlerdeki bilgi düzensizliklerinin bir sonucu olarak karşımıza çıkan infodemi “iyi olma” halini etkilemekte ve geleneksel ya da dijital medya kanalları aracılığıyla hızla farklı kesimlere ulaşabilmekte. Bu nedenle, hayatın birçok alanında, bilgi düzensizlikleri bir tehlike ortamı inşa ederken yanlış bilginin nasıl ve hangi biçimlerde yayıldığını, yanlış bilginin bireysel ve toplumsal olarak nasıl etkiler yarattığını ve yanlış bilgiyi engelleme yönündeki müdahale mekanizmalarını tartışmak önemini korumakta. Dolayısıyla, Reflektif’in yeni sayısında bilgi düzensizlikleri ve İnfodeminin oluşumunu, etkilerini ve toplumsal, ekonomik ve siyasal açıdan sonuçlarını irdelemeyi amaçlıyoruz.

     

    Farklı disiplinlerin aracılığıyla bilgi düzensizlikleri ve infodemi ile ilgili aşağıdaki konuları tartışan makalelere yer vermek istiyoruz.

     

    - Bilgi düzensizlikleri toplumsal ve siyasal “iyi olma” halini nasıl etkiliyor?

    - Bireyler ve karar verme süreçlerindeki aktörler bilgi düzensizliklerini nasıl deneyimliyor?

    - İnfodeminin şekillendirdiği toplumsal ve siyasal sorunlar nelerdir?

    - İnfodemi ve duygular arasında nasıl bir ilişki vardır?

    - İnfodemi ile mücadele yöntemleri nelerdir, hangi aktörler ve örgütler etkili olmaktadır?

    - İnfodeminin yayılımında medyanın rolü nedir? Medya içeriklerinin yanlış bilgi yayılımında nasıl bir etkisi olmaktadır?

    - Medya sistemlerinin ve bilgi üretiminin arasında nasıl bir ilişki vardır?

    - Bilgi düzensizlikleri ile mücadelede sağlık/medya okur-yazarlığının rolü nedir?

    - Popülizmin yükselişiyle bilgi düzensizlikleri arasındaki ilişki nedir?

    - Siyasal kurumlar ve mekanizmaların bilgi düzensizliklerine etkisi nedir?

    - “Hakikat-sonrası” dönemde “bilgi düzensizlikleri” ne anlama gelir?

    - Komplo teorileri ile bilgi düzensizlikleri arasındaki ilişki nedir?

    - Bilgi düzensizliklerini “güvenlik” paradigmaları açısından nasıl değerlendirilebilir?

    - Ulusal ve ulusötesi kurumların bilgi düzensizliklerine karşı “mücadele” biçimleri ve söylemleri nedir?

     

    Sayı Editörleri: Emre Toros, Tuğçe Erçetin, Emre Erdoğan

     

    Makale gönderimi için son tarih: 14 Nisan 2022

    Hakkında daha fazla bilgi edinin Reflektif Altıncı Sayı Makale Çağrısı: Bilgi Düzensizlikleri ve İnfodemi
  • Reflektif Beşinci Sayı Makale Çağrısı: Gündelik Hayatta Etik ve Ahlak

    16.07.2021

    “İyi hayat” ne anlama geliyor; nasıl anlamlandırılıyorlar nasıl kuruluyor? “İyi hayat” tahayyülleri ile “doğru” ve “yanlış” olguları arasındaki ilişki nedir? Birlikte yaşamak için evrensel olarak kabul edilebilecek belli toplumsal kurallar var mıdır? Bireysel kendini gerçekleştirme ve toplumsal iyi arasında oluşabilecek gerilimlerin nasıl üstesinden gelinebilir? Etik ve ahlak yüzyıllardır birer felsefe sorusu olarak karşımıza çıkıyor. Farklı felsefe gelenekleri içinde bu kavramlar çeşitli biçimlerde düşünüldü ve ele alındı. Günümüzde, Kant’ın Aydınlanma aklı aracılığıyla yalnızca üzerimizdeki “yıldızlı gökyüzünün” bilimsel gerçekliğine değil, aynı zamanda içimizde olduğunu varsaydığımız evrensel ahlak yasalarına da vakıf olma çabasının yerini eleştirel, estetik anlatı ve metaforlara dayalı, gündelik hayat deneyimlerinden ilham alan, iktidar ilişkileri ile örüntülenmiş çalışmalar aldı.

    Bu sayıda etik ve ahlak mefhumlarını sahaya indirmek ve gündelik hayat tezahürlerini incelemek istiyoruz. Buradaki tahlillerden hareketle etik ve ahlakı gündelik hayatın ayrılmaz birer bileşeni ve müzakere edilen, sosyal bilimsel kavramlar olarak ortaya koymayı amaçlıyoruz Bu müzakere süreçlerindeki tutarsızlıkları, muğlaklıkları, ilişkiselliği ve bağlamsallığı nüanslarıyla incelemek istiyoruz. Böylece, etik ve ahlak üzerine çok disiplinli bir tartışmaya sosyal bilimlerin katkısını öne çıkarmayı hedefliyoruz.

    Çeşitli disiplinlerden sosyal bilimlerin bu yaklaşımını benimseyen ve aşağıdaki sorulara yanıt arayan makalelere yer vereceğiz:

     

    • Toplumsal hayatta yazılı kurallar (yasa, yönetmelik, vb.) ve yazısız kodlar (usul, racon, teamül, adet, vb.) nasıl temas ediyor? Bu temas kişilerin ya da toplulukların “doğru,” “haklı,” “iyi” gibi anlayışlarını nasıl besliyor?
    • İktidarla faklı ilişkiler içinde olan insanlar kendi çıkar ve öncelikleri doğrultusunda, farklı bağlam ya da durumlara doğrudan bağlı olarak, “etik” ya da “ahlaklı” olarak değerlendirdiklerini nasıl müzakere ve ifade ediyorlar?
    • Farklı grup aidiyetleri ya da sadakatleri (aile, cemaat, ulus, bölge, vb.) bireylerin etik ya da ahlak muhasebelerini nasıl yönlendiriyor; ne gibi çatışmalar doğabiliyor?
    • Etik ve ahlak açısından açmazda olma halleri, sıkışmışlıklar nasıl çözülüyor, karar verme süreçleri nasıl işliyor?
    • Sahada etik ve ahlakın dili ne? “İyi,” “doğru,” “haklı,” “adil” gibi sözcük ya da mefhumların yanı sıra ya da yerine, topluluklar bu değerleri ya da kanıları nasıl dile getiriyor ve deneyimliyor?
    • Araştırmacılar etik ve ahlakın toplumda nasıl değerlendirildiği ve deneyimlendiği üzerine düşünürken kendi öznelliklerini, kendi “iyi” ya da “hakkaniyetli,” “adil,” ya da “doğru” algılarını nasıl konumlandırıyorlar?

     

    Şubat 2022 - Dergi yayını

    Makale Teslim tarihi: 20 Ekim 2021

    Sayı editörleri: Yağmur Nuhrat, Gülay Uğur Göksel

     

    Hakkında daha fazla bilgi edinin Reflektif Beşinci Sayı Makale Çağrısı: Gündelik Hayatta Etik ve Ahlak
  • Reflektif Dördüncü Sayı Makale Çağrısı

    24.05.2021

    Makale Çağrısı: “Çalışma”

    Ekim 2021’de yayınlanacak olan dördüncü sayımızda disiplinlerarası bir perspektifle, içinde bulunduğumuz pandemi dönemi de dahil olmak üzere büyük bir değişim ve dönüşüm içinde olan “çalışma” temasını farklı boyutlarıyla ele almayı hedefliyoruz.

    Bu çerçevede çalışma/ma hakkı, çalışamama, esnek çalışma, evden /uzaktan çalışma, ev içi emek, emeğin prekarizasyonu, enformel/kayıt dışı çalışma, iş gücünün dönüşümü/değişimi ve değişmeyen çalışma alanları, yabancılaşma, çalışmanın geleceği ve çalışmanın anlamı başlıkları çerçevesinde çalışma/emek/iş kavramlarını tartışan makalelere yer vermek istiyoruz. Çalışmanın anlamı ve çalışmanın farklı tanımlarına dair hem teoriye hem de saha araştırmalarına dayanan makalelerin bu alandaki tartışmalara katkı sunacağı kanısındayız. Çalışma yaşamının hem yasal hem de kurumsal olarak düzenlenmesi, tüm bu düzenlemelerin sonuçları ve Türkiye’de düzenlenemeyen, kayıt dışı iş gücünün yaygınlığı ve bu durumun sonuçları da farklı örneklerle tartışmaya açılabilir

    Hakkında daha fazla bilgi edinin Reflektif Dördüncü Sayı Makale Çağrısı
  • Reflektif Podcast Kanalı Yayında...

    23.10.2020

    Reflektif'te yayınlanan makalelerin yazarlarının araştırma çabalarını anlatacakları Podcast kanalımız yayında... 

    İlk olarak Emre Erdoğan ve Pınar Uyan Semerci tarafından yazılan "Tüm Rüzgarlara Karşı: Popülizm Milliyetçilik Ekseninde Milliyetçi Hareket Partisi’nin Söylemi” başlıklı makaleyle ilgili soruları Pınar Uyan-Semerci yanıtlıyor.

    Kanala buradan erişebilirsiniz:

    Tüm Rüzgarlara Karşı: Popülizm-Milliyetçilik Ekseninde Miliyetçi Hareket Partisi'nin Söylemi

    Hakkında daha fazla bilgi edinin Reflektif Podcast Kanalı Yayında...
  • Reflektif Lansman Paneli - 18.09.2020

    17.09.2020

    Disiplinlerarası, eleştirel ve nitelikli sosyal bilimler dergisi REFLEKTİF, İngilizce ve Türkçe olarak hayata geçmek için son hazırlıklarını tamamladı.

    REFLEKTİF, eleştirel bir bakış açısına sahip çalışmalara yer vererek, kendini daimi olarak “öğrenci” gören tüm araştırmacıların ve akademisyenlerin çalışmalarını özgürce kamuoyuyla paylaşacağı bir ortam oluşturmayı hedefliyor. 

    18 Eylül 2020 Cuma günü saat 14.00’te, ilk sayıya özel olarak gerçekleştireceğimiz webinar etkinliğimize katılımınız ve öğrencilere bırakacağımız bu değerli mirasa yazılarınız ve eleştirilerinizle katkılarınızı bekliyoruz.

     

    Tarih: 18 Eylül 2020, Cuma

    Saat: 14.00

     

    Program:

     

    Açılış Konuşmaları:

    Prof. Dr. Kübra Doğan Yenisey

    Prof. Dr. Emre Erdoğan

    Panel: İlk Sayı Özel Dosya “Reflektif”

    Moderatör: Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci

    Konuklar:

    Prof. Dr. Diane Sunar (Emeritus)

    Prof. Dr. A. İlter Turan (Emeritus)

    Prof. Dr. Alan Duben (Emeritus)

    Prof. Dr. Aydın Uğur

     

    2. Sayı: Toplumsal Cinsiyet ve Şiddet 

    Doç. Dr. Gülhan Balsoy

     

    https://www.bilgi.edu.tr/tr/etkinlik/9951/reflektif-webinar/

    Hakkında daha fazla bilgi edinin Reflektif Lansman Paneli - 18.09.2020