Sorumluluğu Olmayan Bir Fail Olarak Yapay Zekânın Epistemik Krizi
DOI:
https://doi.org/10.47613/Anahtar Kelimeler:
Büyük dil modelleri- epistemoloji- halüsinasyon- konfabülasyon- sorumlulukÖz
Bu çalışma, üretken yapay zekâ ve büyük dil modellerinin (LLM) giderek artan kullanımının yalnızca teknik, etik ya da yönetişimle ilgili sorunlar doğurmadığını; daha derin ve yapısal bir epistemik krize işaret ettiğini ileri sürmektedir. Başlangıçta yapay zekâya atfedilen riskler çoğunlukla veri güvenliği, yanlılık ve halüsinasyon gibi başlıklarda ele alınmış olsa da, bu sorunların tekil arızalar değil, yapay zekânın bilgi üretme biçiminden kaynaklanan yapısal sonuçlar olduğu vurgulanmaktadır. LLM’ler insanın bilişsel süreçlerini taklit ederek akıcı ve ikna edici çıktılar üretebilse de bu çıktılar, anlam, niyet, nedensellik ve sorumluluk gibi insani bilişsel süreçlerden bağımsız olarak ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle çalışmada, yapay zekânın insan bilişsel süreçlerini taklit eden ancak bu süreçlerin taşıdığı epistemik ve ahlaki yükleri üstlenmeyen bir mimariye sahip olduğunun altı çizilmektedir. Bu durum, yapay zekânın başarılı biçimde eyleyebilen bir fail gibi işlev görmesine rağmen, epistemik bir özne olarak değerlendirilememesi gerektiğine işaret etmektedir. Bu nedenle yanlılıkların yeniden üretilmesi, uydurma içeriklerin ortaya çıkması ve ahlaki açıdan sorunlu kararlara yüksek uyum gösterilmesi, bu mimarinin doğal ve kaçınılmaz çıktıları olarak ele alınmalıdır. Dolayısıyla sorun, modellerin doğruluk oranlarından ya da performans seviyelerinden ziyade, cevapların hangi süreçlerle üretildiğiyle ilişkilidir. Çalışma ayrıca, üretken yapay zekânın insan–makine ilişkisini nasıl dönüştürdüğünü ve bilişsel yükün giderek makineye devredilmesinin eleştirel düşünme, hafıza, sabır ve bağımsız problem çözme becerileri üzerindeki etkilerini de bu bağlamda tartışmaktadır. Mevcut bulgular, bu araçların insanı desteklemekten ziyade, insanın yargı üretme süreçlerinde pasifleşmesine yol açabilecek bir bağımlılık ilişkisi doğurduğunu göstermektedir. Sonuç olarak makale, yapay zekâ bağlamında yaşanan krizin esasen teknik bir yetersizlikten değil, sorumluluğu olmayan sistemlerin insan yerine ikame edilmesinden kaynaklanan epistemik bir kırılma olduğunu savunmakta; çözümün daha gelişmiş modellerden ziyade insan yargısını, sorumluluğunu ve karar süreçlerini koruyacak sınırların yeniden düşünülmesinde yattığını ileri sürmektedir.
İndir
Yayınlanmış
Sayı
Bölüm
Lisans
Telif Hakkı (c) 2026 Mahmut Özer

Bu çalışma Creative Commons Attribution-ShareAlike 4.0 International License ile lisanslanmıştır.
REFLEKTİF Sosyal Bilimler Dergisi'ne yayımlanması için değerlendirilmek üzere gönderilen makaleler, daha önce herhangi bir ortamda yayınlanmamış veya herhangi bir yayın ortamına yayınlanmak üzere gönderilmemiş olmalıdır.
Makalelerin yayıma kabul edilmesi durumunda ticari amaç da dahil olmak üzere ve aynı lisansı kullanılmak şartıyla, çalışmanın başka çalışmalarla birleştirilmesi, çalışmanın üzerine yeni bir çalışma yapılması ya da farklı düzenlemeler yapılmasına izin verilir.
REFLEKTİF Sosyal Bilimler Dergisi'nde yayınlanan çalışmaların telif hakları yazarına aittir. Yazarlar çalışmalarını çoğaltmak ve yaymakta özgürdür.





